Ana Sayfa| İletişim ve Künye | Giriş Sayfam Yap | Favorilere Ekleyin | Üyelik | Rss

Ana sayfa Ahmet ÖZDEMİR Yazıları
Yaşasın Devlet Babamız!
Ahmet ÖZDEMİR

Ağamla bir sohbetimizde yeryüzünde onbin civarında Derebucaklı olduğunu söylemişti. Bu nadide ve güzel insanların memleketinden geçeniniz olmuş mudur bilmem. Ama yolunuz o taraflara düşerse, mutlaka uğrayıp kahvehanelerinin birinde bir bardak çay için. Ola ki yanınızda bozukluk yoksa çay parasını bana yazdırabilirsiniz. Sakın yazarlar mı yazmazlar mı falan diye tereddüt göstermeyin. Belde küçük olunca herkes herkesi zaten tanır da, biraz eşeleyince ayrıca akraba da çıkarız çay isteyeceğiniz ya da masada sohbet edeceğiniz hemşerimizle.

Gidince siz de göreceksiniz ki taşı bol olan Derebucak'ın toprağı azdır ve olan toprak da taşlıdır. Son yıllarda yapılan baraj sayesinde var olan topraklarda sulu tarıma geçilmesi ürünleri biraz çeşitlendirip verimi çoğaltsa da, eski zamanlarda insanlarımız yarı aç yarı tok yaşayabilmek için dağ yamaçlarında orman içlerindeki taşlı arazileri bile öküzlerle, olmadı çapalarla ekmiş ve yaşamaya çalışmışlardır. Altmışlı yıllarda tam, tarım ve hayvancılığın yanına tüfekçilik ile yeni bir istihdam dolayısıyla gelir alanı eklenecekken, devletimiz yurtdışına işçi göndermeye başlayınca iş yapacak Derebucaklılar da oluk oluk akıp gitmişlerdir gurbet ellere. Bugün yeryüzünde var olan Derebucaklıların yüzde altmışı yurtdışında yaşamaktadır. Yurtdışına çıkan birinci nesil insanlar önce akranlarını, sonra yetişmiş çocuklarını ve en sonunda da tüm ailelerini alıp gitmiştir oralara. İlk yıllarda üç ay olan yıllık izinler bugünlerde üç haftaya düşmüştür. Gerek bu izinlerin gidiş gelişlerinde yaşanan trafik kazalarında, gerek maden ve kömür ocakları gibi ağır işlerde uğranılan iş kazalarında, bazen da bulunduğu memlekette hastalığını bildirememenin garipliğinde dar-ı bekaya yürüyenler hariç bugün ilk giden kuşak artık emekli olmuş yarı içerde yarı dışarıda yaşamaktadırlar.

Ancak hemşerilerimizle yaptığımız sohbetlerimizde öğrendiğimiz kadarıyla işsiz kalanlara bile iyi kötü yaşamlarını sürdürebilecek bir işsizlik maaşı verecek kadar al-i cenap olan gavur, insanı kolayına emekli etmemektedir. Önceleri altmış beş olan emekli yaşı son yıllarda altmış yediye yükseltilmiştir. Bu yaşlardan önce malulen emekli olanların emekli maaşları görece yüksekse de yaştan emekli olanların aldığı maaş sürekli yurtdışında kalınsa ancak ölmeden yaşamaya yetecek kadardır. Hatta malulen emekli olanların maaşları da yaşı gelince yaştan emeklilerin miktarına düşürülmektedir. Bereket bu maaşlar ülkemizdeki döviz kurlarındaki farklar nedeniyle yaşanır bir meblağa ulaşmaktadır.

Durumu gören devletimiz yurtdışında çalışan insanlarımızın yurtdışı emeklilikleri yanında yurtiçinde de emekli olmalarını sağlayacak tedbirleri almakta gecikmemiştir. Bırakın çalışanlara verilen fırsatı, yurtdışında olup çalışmayan ev hanımlarına bile emeklilik hakkı verilmiştir. Mevzuatla zaman zaman değiştirilse de yurtdışında bulunma süresine göre belirlenen muhtemel gelire göre biraz ödenebilir olan bir meblağı döviz olarak ödeyenler bu haktan yararlanmışlardır. Ülkemizin yıllar içindeki döviz ihtiyacının da icbar ettiğini düşündüğüm bu uygulamalarda, ülkemizin emeklilik süreleri ve yaşları dikkate alındığından, yurtdışında halen çalışan ve çalıştığı ülkeye değer katan, vergi veren insanlarımıza devletimiz emekli maaşı bile vermektedir.

O kuşaktan olup yurtdışına gidemeyen Derebucaklılar da İzmir, İstanbul, Ankara, Konya, Antalya demeden ülke içinde nasiplerinde neresi varsa, iş, aş ve ekmek peşinde yürüyüp gitmişlerdir. Bizim ellerin insanlarının hamuru temiz olduğundan huysuzu, arsızı ve hırsızı nerdeyse hiç yoktur. Böyle olunca da herkes vardığı yerde bir baltaya sap olmuş ve çalışıp çabalayıp mutlaka emekliliği hak etmiştir. Okuyarak devlet memuru olanlarımız da çoktur hani. Yani hem memurlarımız hemi de işçilerimiz emekli olmanın sebeplerini gereğince tutup bu hakka ulaşmışlardır. Derebucak'ta kalan küçük esnafımız, az buçuk tarım işlerini sürdüren çiftçilerimiz, hatta kendi fırsatları el vermemişse yurtdışında çalışan akrabaların destekleriyle ev hanımlarımız da primlerini ödeyip bağkur'dan devletimizin emeklileri safında yerlerini almışlardır.

Hatta bir güzelliğimiz daha vardır ki bütün bu yukarıda anlattığımız süreçlerden faydalanmaya imkan ve fırsatları el vermeyen ve sosyal yardım verilmesi için mevzuata uygun şartları olmayan bir hemşerimiz, ikamet ettiği mahallede yaşayanların ortak kararıyla muhtar seçilerek emekliliğe hak kazandırılmıştır.

Yani sizin anlayacağınız devletimizin sayesinde yaklaşık elli yaşını geçen nerdeyse herkes emeklilik hakkı kazanarak yaşlılığını garanti altına almıştır. Ancak bu arada yurtdışında veya yurtiçinde yaşayan genç kuşaklar yavaş yavaş sılaya gidiş gelişi azalttığından okuma çağındaki çocuklar ve çalışma çağındaki gençler görülmez olmuş ve Derebucak emekli insanların yaşadığı bir beldeye dönüşmüştür.

Bu emekli yoğun hayat öylesine kesafet kazanmıştır ki Derebucak'ta çalışan ve büyük çoğunluğu Derebucaklı olmayan memurlar ve işçiler bile işlerini emeklilik tadında yapmaktadırlar. Gün içinde zaten iş azlığının getirdiği yeknesak bir mesaileri varken akşamları da Derebucak'ı kendi sessizliğine terk ederek kırk kilometre uzaklıktaki Beyşehir'de yaşamaktadırlar. Hatta bu yaklaşım o kadar yaygınlaşmıştır ki Derebucaklı olan memur ve kamu işçileri dahi buradaki evlerini terk edip Beyşehir'de ev kiralayarak veya ev satın alarak oraya taşınmışlardır, Derebucaklı emeklilerin rahatı için. Derebucak'tan maaş alıp Beyşehir'de harcayan, dolayısıyla Derebucak'ın daha sessiz ve mutena bir ilçe olmasına gayret gösteren bu 'gelici gidici' takımına katılmamak için direnen tek üst yönetici Kaymakam bey kalmıştır.

Bütün bunlardan sonra her daim Derebucak'ta yaşayan Derebucaklıların sayısını merak etmişinizdir mutlaka. Onu da yazalım ki eksik kalmasın bilgileriniz. Yaklaşık binikiyüz. Ancak memurlarımız, işçilerimiz ve biri kamu ikisi özel öğrenci yurtlarında kalarak okullarımızın öğrencisizlikten kapanmasına engel olan yakın beldelerden gelen öğrencilerimizle beraber merkez nüfusumuz kış aylarında iki bine yaklaşmaktadır.

Çok çok uzun yıllardır süren kırdan kente göçleri yaşayan mukaddes Anadolu'muzda benzer kaç ilçemiz/beldemiz vardır bilinmez ama biz Derebucaklılar olarak İnönü dönemindeki bakır tencere ve kazanlarımızın müsadere edildiği zamanları gördükten sonra şimdilerde halimizden ve devletimizden son derece memnunuz. İnşallah devletimiz, bize dokunmadan ve bizden bir fedakarlık istemeden, son günlerde yaşanan bütçe cari açıklarının neden olduğu ve döviz kurlarındaki beklenmedik yükselişle kendi farkındalığını oluşturan krizi de aşacak ve biz Derebucaklılar mutlu ve müreffeh yaşantılarımızı sürdüreceğiz.

Bitirirken bana gelince, her yıl yaz aylarında ve izin/tatil günleriyle sınırlı da bu huzur ortamından yararlanmaya hak vaki oluncaya kadar devam edeceğim. Yalnız bu yıldan sonraki gelişlerimde beldedeki kahvehaneleri dolaşıp sizlerden birilerinin yazdırdığı çay borcunu sorup, eğer varsa büyük bir gönenç ve kıvanç içinde ödeyeceğim.

Not: Sevgili kahvehane çalıştıran hemşerilerim, ben yokken içtikleri çayı bana yazdırmak isteyen dostlarıma karşı yüzümü kara çıkarmayın lütfen. Ola ki benim gelişim gecikir, ağamdan da tahsil edebilirsiniz hesabı.


Diğer Yazılarım :





Bu yazı 9/6/2018 9:52:41 AM tarihinde eklendi.
 
Tavsiye Et   Yorum yaz   Yazdır  World'e kaydet Paylaş
 
 
henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!
 
 
 

   
   
 
Recep ŞAHAN

Eğitim Sorunlarımız-1
İbrahim BALCIOĞLU

İmar Barışı Gerçekten İst
Ahmet ÖZDEMİR

Yaşasın Devlet Babamız!
Uğur BİLGİ

Çöp Yolu Kâbus Yolu
Mustafa KIRAN

Eşşek Arısı...
Fatma UĞURLU

Bulancak, Çantada Keklik
 
     
   
 
Misafir Yazar

Belediye Başkanlığına Tâl
 
     
 

   
 
Medya Tirebolu Yayında
Baraj İnşaatına Yıldırım
Toker İlklerin Adamı
Kübranın Düğününü Yaptık
Güvende Yayla Şenliği
Yaylada Mevlide Yoğun İlg
Sel Yaraları Sarılacak
Yakup Aktaşın Acı Günü
MSN Hava Durumu
Doğankentte HEM Sergisi
Tekeden Süt Çıkarmak
Tirebolu Plaj Festivali
Barajda Göçük 2 Yaralı
Eğitime Umut Köprüsü
Bursada Otçu Göçü
GİRMEP Ödülleri Verildi
Görele Seyahat Zonguldak
Bursa Giresunlular Sitesi
Osman Ağa Kültür Merkezi
Bursadan Vefa Örneği
Tireboluda Sel Tehlikesi
Sıradan Bir İnsan Sıradış
Giresun Sanatlarına İlgi
Fındık Devlet Destek Kaps
Tozu Dumana Kattılar
 
     
 
     
 

ANKET

 
 

 
     
 

FOTO GALERİ

 
 
. .




..
 

Tüm hakları www.medyagiresun.com (c) a aittir. İnternet sitemizdeki yazı, resim, video ve haberler kaynak gösterilmeksizin yayınlanması yasaktır. Sitemiz Giresun Medya Platformu üyesidir.

Web Tasarım