Aydınoğlu açıklamasına “8 Mart Dünya Kadınlar Gününün ortaya çıkışı, kadın duyarlılığına karşılık sermayenin acımasız, sert uygulamalarına tepki olarak meydana gelmiş bir oluşumdur. O gün insanlık onuru için canını veren bu kadınlar öncü kadınlardır. Kadının sosyal ve ekonomik hayatta var olmasının isimsiz kahramanları olan bu kadınlar, kadın gerçeğini tüm dünyaya bir kez daha haykırmış oldular. Ayrımcılığın, şiddetin ve ucuz iş gücünün öznesi haline getirilen kadınların hakları sadece bir günde anmak çok doğru bir yaklaşım değildir. Bu gün dile getirilen çözüm önerilerinin uygulamaya dönüştürülmesi toplum olarak beklentilerimiz arasındadır.
Toplumun yarısını oluşturan ama aynı zamanda toplumun tamamını şekillendiren kadının hak ettiği değerini bulacağı günleri sabırsızlıkla bekliyoruz. Biz istiyoruz ki cinsiyet, inanç ve emek ayrımcılığı ortadan kalksın. Biz istiyoruz ki; töre terörü son bulsun…Biz istiyoruz ki;kadın kılık-kıyafeti ile değil işi ile düşüncesi ile anılsın…Kısacası biz istiyoruz ki; kadın erkeğin tamamlayıcısı değil paydaşı olsun…
Öte yandan; kadınlar olarak, hak ettiğimiz aile ortamımızdan çalışma ortamımıza, sokaktan medyaya kadar yaşamımızın her alanında ama her alanında özellikle günümüz materyalist dünyasında cinsiyetimiz ve emeğimiz üzerinden onlara hiçbir zaman sömürü yapmalarına müsaade etmeyeceğiz. Sömürü yapanları da burada tel’in ediyoruz. Burada olduğu gibi örgütlenip hakkımızı her alanda savunmaya devam edeceğiz. Hiç kimse bizim yaşam tarzımızı, kılık ve kıyafetimizi, tesettür ve baş örtümüzü ne tehdit olarak algılasın ne de siyasi rant olarak kullansın. Müsaade de etmeyeceğiz.
Din görevlileri çalışanları olarak kadınlar,teşkilatımızın en yeni gerçekliğidir. Toplumun yarısı kadın olmakla birlikte teşkilatımızda bayan personel oldukça sınırlıdır. Mevcut bayan personelin de erkek egemen bir yapılanmada kendine yer edinmesi oldukça zorlu bir süreci gerektiriyor.
Başkanlığımızın din hizmetlerinin sunulmasında bayan personeli en alt birimden en üst birime kadar istihdam edeceği bir yapılanma içerisinde olmasını ümit ediyoruz….
Kadının eğitilmesi toplumun eğitilmesi anlamına geliyorsa yaygın eğitimin en önemli ayağı olan Kur’an Kurslarının nitelik ve nicelik yönünden geliştirilmesi bir zorunluluktur.
Bayan personelin varlığı dikkate alınarak var olan uygulamalarda yeni düzenlemelerin yapılması hizmette kaliteyi artıracaktır.
Hac ve umre organizasyonlarına ilgi gösterenlerin çoğunluğunun bayan olduğu dikkate alınırsa bayan personelin de erkek personel kadar istihdam edilmesi gibi hususlarda ki yenilenmelerle teşkilatımızın ivme kazanacağı kanaatindeyiz..
Diyanet İşleri Başkanlığı bayan çalışanları olarak; İslamın kadına bakışına kısaca değinmek istiyorum.Dünya Kadınlar Günü misyonunu Sevgili Peygamberimiz 1400 yıl önceki uygulamalarında bütün açıklığı ile bize göstermiştir. Sevgili Peygamberimiz eşleri ve Sahabe hanımlarına bırakın şiddet uygulamayı duygusal anlamda bile incitmemiştir. Hz. Fatıma eve geldiğinde ayağa kalkacak kadar kızına değer veren bir baba … Hz.Hatice’nin vefatından sonra onu saygı ve muhabbetle anan vefalı bir eş olarak Hz.Peygamber(sav)i örnek almak toplum olarak bizi aydınlığa çıkartacaktır…..
Bu vesile ile bütün kadınlarımızın gününü kutlar sağlık ve esenlikler diler, birlikteliğimizin devamını temenni eder, hepinize saygılar sunarım” diye devam etti.