Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat


Başlık: Çalışan Gazeteciler Gününün Düşündürdükleri...
Açıklama: 

Birkaç ay önceydi, İstanbul’da faaliyet gösteren bir STK biz Trabzon gazetecilerini ağırladı, bize söz verildi. Biz de anlattık. Etkinlik bitti, ayaküstü konuşurken bizi ağırlayan ekipten genç bir arkadaş medya mensubu olmak istediğini söyleyince yine aynı ekipten bir patavatsız “Gızım görmey misın akşamdan beri ağlayler” deyiverdi, benim de bunu duyup duymadığımı zerre umursamadan...

Dünya çalışan gazeteciler günü münasebetiyle tebrik mesajları alıyoruz. Bu güzel bir şey tabii, amma ve lakin tek başına problemlerinize çözüm getirmiyor. Bugün ya da bir başka zaman problemlerimizi dile getirmeye kalktığımız zaman muhataplarımızın gözü boşluğa dalmaya başlıyor, bir süre sonra sözünüzün bir an önce bitmesini beklediğini acı bir şekilde anlayıveriyorsunuz. Hatta bazen yukarıdaki örnekteki gibi oluyor.

Gazete ve gazeteci ancak rahatsızlık veren bir şey yazdığı zaman dikkate alınıyorsa, okurların iğneyi önce kendilerine batırması gerekir. Ne yazık ki yazılanların doğruluğu ya da yanlışlığı bile bu ahval ve şeraitte teferruat mahiyetinde kalmaktadır. Sizin anlayacağınız, gazetecinin işini düzgün yapması sadece kendi iradesiyle olacak iş değildir. Okur da okuduğunun hakkını vermek durumundadır, eğer düzgün bir medya ortamı istiyorsa...

 

Bülent ŞİRİN/ http://www.karadenizmanset.com İmtiyaz Sahibi

 


Yayın tarihi:  10.1.2019 12:20:22
Yazdırma tarihi:  1/21/2019 10:03:26 PM