Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat


Başlık: Denize Girme Yasağına Tepki
Özet: Tirebolu Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri Recep Karakoç, uzmanlık alanı olduğu denizcilik sektörü ile ilgili Giresun Valiliğinin almış olduğu yasaklama kararı ilgili açıklamada bulundu.
Açıklama: 

Karakoç açıklamasında; "Bu gün 11 Temmuz 2019. 55 yıldır yaşadığım köyümde deniz kenarından jarma uyarısıyla denizden çıkarıldım. Denize girdiğim nokta Özlü Köyü Balıkçı Barınağı buradan adeta karıncalar su içiyor. Giresun Valiliğinin dip dalgası var gerekçesi ile vataşın emniyeti için yaklaşık 80 – 90 km’lik Giresun sahilinde denize girmeyi ikinci bir emre kadar yasaklayarak tedbir almış.

Bu yasak Karadeniz ve Giresun Turizmine vurulan korkunç bir darbedir. Giresun’a tatil için gelen bir kişinin jarma tarafından yasak gerekçesi ile denizden çıkartıldığını düşünün. Bu gün bu bölgede iki üç kuvvetinde batı rüzgârı esmekteydi. Deniz gayet sakin ve denize girmeye elverişliydi.

Giresun Valiliği bahsettiği olumsuz durumun ortadan kalkana kadar halka uyarı yapmak, halk plajlarına cankurtaran takviyesi yaparak daha güvenli duruma getirmek yerine Giresun ili sınırları içerisinde tümden denize girmek ikinci bir emre kadar yasak koymuş.

Denize girmek yasak demekle tedbir olmaz, bu yönetim anlayışı çağ dışı bir anlayıştır. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili, denizci bir ülkeyiz. Deniz turizmini geliştirmek, güvenli plajlar yapmak yerine yasak koymak anlaşılabilir uygulama, zihniyet ve yönetim biçimi olamaz.

Şimdi soruyorum, Antalya Valiliği Antalya’da denize girmeyi yasaklasa ne olur? Böyle bir tedbiri Antalya ve İstanbul Valiliği alabilir mi? Dünyanın en zor dip ve yüzeysel akıntısının olduğu yer İstanbul Boğazıdır, gidin görün Ahırkapı önünde ve boğazın çeşitli noktalarında vataşlar denize girmektedirler. Kısacası Giresun da alınan bu karar Giresun halkını hafife almak, Giresun halkını devlet yetkileri ile sindirmeye çalışmaktır.

Değerli hemşerilerim; can güvenliği böyle alınmaz; Valilik vataşa uyarı yapar, sonra güvenli olan plajlarda ve kıyı şeridinde denize girilmesini önerir. Plajlara cankurtaran ekibi yerleştirir. 80-90 km Giresun sahilinin her tarafı denize girmek için dip akıntılarına karşı tehli değildir. Ben de zaten çocuklar için daha güvenli gördüğümden balıkçı barınağını tercih ettim. Tüm Giresun sahilinde denize girmek yasak diyerek çağ dışı bir uygulama kabul edilemez.

Gün içerisinde bu yasağın amacını öğrenmek için Giresun Valiliğini aradım. Valilikte konu ile ilgili cevap verebilecek bir birim maalesef yok. Santral görevlisi beni “Açık kapı“diye bir birime yönlendirdi. Oradaki görevli de “biz sadece şikâyetleri alıyoruz” dedi. Sonra Valiliği tekrar aradım özel kalemi istedim, görüştük. Özel Kalem konuyu bir araştırıp size bilgi vereyim dedi. On dakika sonra beni aradı denizde boğulmalar olduğundan böyle bir yasağın olduğunu söyledi. Ben de kendilerine, “her gün trafik kazasında onlarca vataş hayatını kaybediyor tedbir amaçlı Karadeniz Sahil Yolunu trafiğe kapatacak mısınız” dedim.

Giresun Milletvekillerini aradım. Ama her zaman olduğu gibi Giresun Milletvekillerinin bazıları telefona bakmadı, telefona bakanlardan da geri dönüş, ses seda çıkmadı. İçişleri Bakanlığımızın valilikleri bu tür yasaklarla yönetim anlayışından uzak durmaları yönünde uyarmasını, vataşı çağ dışı uygulamalardan ve yasakçı zihniyetten kurtarmasını bekliyoruz" dedi.

Haber: Sadi Toygar

 


Yayın tarihi:  12.7.2019 15:49:50
Yazdırma tarihi:  8/22/2019 9:59:17 PM