Sayfayi Yazdir | Pencereyi Kapat


Başlık: Hüzünlü Ramazan
Açıklama: 

Dünya aylardır Koronavirüs salgını ile boğuşuyor. Ülkemizde de hastalığın yayılmasını önlemek maksadıyla bir dizi tedbirler alındı. Camilerde cemaatle namazlar kılınamıyor. 20 Mart’tan beri beş cumadır da “Cuma namazları” kılınamıyor. Şimdi de mübarek “on bir ayın sultanı Ramazan” ayını idrak ediyoruz. Bu Ramazan pek buruk olacak belli ki. Camilerimiz terâvihsiz olacak. Ramazanı evlerimizde yaşayacağız artık. İftar davetleri olmayacak bu sene. Kısaca Ramazan bu sene sosyal hayatta pek görünür olmayacak.

Hemen belirtelim Ramazan ne iptal olur ne ertelenir. Bazı din cahilleri ya cahilliklerinden ya da dine olan düşmanlıklarından olsa gerek bu yönde bazı hezeyanlarda bulundular. Bir kere Ramazanı teknik olarak erteleyemezsiniz. Zira Ramazan orucu Ramazan hilali ile başlar Şevval hilali ile sona erer. Kur’an bize “kim bu aya ulaşırsa oruç tutsun” der(Bakara 2/185) Cuma namazları bile iptal ediliyor Ramazan orucu da edilebilir diyenler şunu bilsin ki Cuma namazlarının iptali Koronavirüsün yayılmasını önlemek içindir. Malum sosyal mesafe meselesi. Hâlbuki oruç ferdi bir ibadettir. Sosyal mesafe ile alakası yoktur. Ancak oruç tutmaya mani bir hastalığı olan varsa onlar için zaten her zaman ruhsat vardır. Tutamadığı oruçları iyileşince kaza edecektir. İyileşme umudu olmayan bir hasta ise fidye vererek bu ibadeti ifa edecektir.

Bu ramazan camilerde olmayacağız, coşkuyla teravihler kılamayacağız ama evlerimizi mescid edinebiliriz. Teravihlerimizi evlerimizde ailecek kılabiliriz. Tefekkür etmek için bol vaktimiz olacaktır.

Bakınız dünya, insan gözüyle bile görünmeyen bir virüs belasıyla savaşıyor. Zor tabi. Düşman görünür olsa mücadele kolaydır. Ama görünmüyorsa işimiz zor demektir. Bizim manevi bünyemize zarar veren günah virüsleri ile mücadele etme de böyledir. Şeytan ve nefis düşmanımızdır. Gözle görünmeyen iki düşman. Biz bu süreçte sosyal ve ferdi manada bünyemize zarar veren manevi virüslerle de mücadele etmeyi öğrenmeliyiz. Varsa bu gibi hastalıklardan kurtulma yollarını aramalı ve bunlardan kurtulmalıyız. Zira korona virüsten ölürsen ahirete bir zararı olmaz hatta belki şehit sayılırsın merteben bile artabilir. Lakin ahiretimize de zararı olacak gıybet, dedikodu, yalan, aldatma…vs. virüslere yenilerek ölürsek ahiretimiz de kararabilir.

Ramazanı nasıl yaşayalım?

1-Ramazan’ı “sultan” yapan nedir, farz oruç neden Ramazana mahsustur onu tefekkür ederek başlayalım. Şüphesiz Ramazanı sultan yapan Kur’an’dır. Zira Kur’an bu ayda doğdu. İndiği geceyi “Kadir” kıldı. Kıymetli kıldı. Düşün Kur’an senin yüreğine, senin hanene de inse ne olur? Öyleyse bu Ramazan da Kur’an’la yaşayalım. Okuyalım anlamaya gayret edelim, meal ve tefsir okuyalım. Okuması bilmiyorsak bu ay içinde öğrenelim. Kuran’sız ölmenin felaket olduğunu unutmayalım. Hocalar mukabele okuyacak diye de beklemeyelim artık. Kendimiz de okuyalım. Bilelim ki ”oku” emri herkese hitab ediyor.

2-Oruçlarımızı muntazaman tutalım. Dikkat edelim “evde kal” deniliyor diye orucu da uykuya tutturmayalım. Orucun sadece aç ve susuz kalmak olmadığı, tüm organların oruç tutması gerektiği şuurunda olalım. Oruç tutamayacak derecede hasta isek hemen fidye yoluna gitmek doğru değildir. Sonra kaza edilecektir. Ancak iyileşme ümidi yoksa fidye verilebilir.

3-Bu Ramazan evlerimiz birer cami olsun. Beş vakit namazlarımızı ailecek cemaatle kılmaya gayret edelim. Camilerde Ramazan sohbetleri olmayacak ama Diyanet İşleri Başkanlığımız tüm il ve ilçe müftülükleri kanalıyla sosyal medya üzerinden devamlı vaaz ve irşad faaliyetlerinde bulunacaktır. Bunları takip ederek istifade edelim.

4-Ramazan aynı zama İNFAK ayıdır.  İyiliklerin zirve yaptığı aydır. Bu sene insanımızın Zekat ve fitrelerimize daha çok ihtiyacı var. Hatta durumu iyi olanlarımız zekat-fitre dışında da infakta bulunmalı. “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına kayıtsız kalınmamalı. Bu süreçte işinden ve aşından olan, evine ekmek götüremeyen binlerce insan var. Bu Ramazan eskisi gibi iftar davetleri olmayacak. Bu sebeple öncekiler gibi İSRAF da olamayacak. Bu şatafatlı sofralar yerine bedelini fakirlere ulaştırmak bu sene en akıllıca yapılacak iştir. Böylece hem Rabbimizin rızasını kazanacağız hem de her zamankinden daha fazla yardımlaşmaya ve dayanışmaya muhtaç olduğumuz bu zama zor durumda olan kardeşlerimizin elinden tutmuş oluruz.

5-Oruç ibadeti insana sorumluluk bilinci kazıran bir ibadettir.(Bkz. Bakara 2/183) İşte bu ramazan bir kul olarak tüm sorumluluklarımızın farkına varmamız için fırsat olacaktır. Malum salgın hastalık nedeniyle mağdur olanların elinden tutmamız için Ramazan ayından daha güzel bir iklim olamaz. Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığımız bu seneki Ramazan ayı temasını “Ramazan ve Sorumluluk Bilinci” olarak ilan etti.

Malumunuz Ramazan ayının evveli/ilk on günü “rahmet” , ortası mağfiret ve son on günü de cehennemden kurtuluştur. Duamız odur ki,  Rabbimiz  Ramazanın ilk on gününde bize rahmetiyle muamele eder de bu virüs belasından bizleri halas kılar ve Ramazan bayramı namazını camilerde cemaatimizle coşkuyla kılarız inşallah.


Yayın tarihi:  21.4.2020 11:20:26
Yazdırma tarihi:  9/22/2020 7:41:47 AM